Müslümanları Etkilemek İçin İsrail'le Danışıklı Dövüş

Türkiye'nin son günlerde İsrail'e karşı yürüttüğü diplomatik atakların bir aldatmaca olduğu bu son kararla net olarak ortaya çıkmış oldu. İsrail'e bir kere "one minute" değip birkaç platformda eleştirmesinin dışında Türkiye'nin şimdiye kadar İsrail'e karşı her hangi bir yaptırımı bulunmamaktadır. Hatta tam tersi ilişkiler gizli olarak eski düzeyinden de öteye götürülmüştür!.
Bu haber 06-09-2011 08:47:39 eklenmiş ve 236 kez görüntülenmiştir.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Buna karşın İran'ın devrimden bu yana Lübnan'a, Filistin'e para, silah ve siyasi destekle her alanda koruyup destek vermesiyle yalnızlığa itilmiş olması ne kadar da acı vericidir. İran aynı durumu Bosna da Azerbaycan'da da yaşamıştı, oralarda İran'ın askeri ve lojistik destekleriyle korunabilmişti. Ama ne hikmetse son anda İran kötülenerek düşman ilan edilmiş ve hatta düşmanla bile işbirliği yaptığı iftiraları atılarak dışlanmış, yerine koruyucu olarak ABD ve batı tarafından Türkiye tanıtılmıştı. Amaç belliydi. İran İslam Cumhuriyeti Ehlibeyt (a.s) aşığı bir İslam devletiydi. Böyle bir devlet öteki İslam ülkelerindeki halkları etkileyebilir, etkisi altına alabilirdi. Bu çok tehlikeli olurdu bunun önlenmesi için model olarak Türkiye tanıtılmalıydı. Bunun da yolu çok basitti. Bir kere İsrail'e göstermelik olarak dur diyeceksin iş tamamdı. Ama insanlar eskisi gibi saf olmadıklarından birazda inandırıcı olması gerekirdi. Bunun içinde öncelikli olarak ülke içinde batı sermayeli bir ekonomik iyileşme sağlanmalı ve yeri geldikçe İsrail ve Batılı devletler İslam dünyasına karşı tutumundan dolayı eleştirilmeliydi! İslam ülkelerine gidilip Osmanlı devletinin ihtişamından bahsedilmeli ve o günlerin uzak olmadığı kulaklara fısıldanılmalıydı. Tabi bunu yaparken Amerikancı İslam dediğimiz ılımlı, liberal bir İslam tanıtılmalıydı. Herkes özgürce ibadetini yapsın; isteyen başörtülü gezsin, isteyen mini etekli gezsin, isteyen ağıt yaksın, isteyen sokak ortasında öpüşsün! Yani hem İslamcılar razı olmuş olacak, hem de batılılar gibi sefilce bir yaşam tarzı sürmek isteyenler. Bu model şimdiye kadar dışlanan, baskı gören hiçbir hakları verilmeyen ezilmiş mustazaf Müslüman halklar için bulunmaz bir fırsattı. İlk defe önlerine böyle bir fırsat çıkmış oluyordu. İster istemez insanlar bundan etkilenecekti. Zaten avam halk için önemli olan buydu. İsteyen istediğini yapsın kimse kimseye karışmasın. Böyle yapılınca halkın geneli böyle bir yaşam tarzını istediğinden hiç kimse çıkıp acaba Allah ve Resulünün istediği İslâmî yaşam tarzı bu mudur? diye sorgulamayacaktır. Sorgulayan olsa da marjinal bir kesim olacaktır. Onlarla da mahalle baskısı adı altında halkın geneli uğraşıp sindirecekti zaten! Gerçekten muhteşem bir plândı bu, ancak bilmedikleri bir şey vardı o da "onların bir hilesi varsa Allah'ın da bir hilesi vardı."

İşte Muaviye siyaseti diye bilinen hile ve aldatmaca siyasetinin günümüze uyarlanışının en güzel örneğiydi bu. Bir taraftan Alevileri sinsice Sünnileştirmek için Alevi açılımları adı altında göstermelik bir iki açılım yapılacak bir taraftan da onlara inandırıcı olduklarını ispatlamak için Aleviliğin hakkında göstermelik bir iki haktan bahsedilecek. Bakın işte cumhuriyet tarihinde ilk kez bir alevi, vali olarak atandı diye insanlar kandırılacaktı. Aynı şekilde bir azınlık olarak yaşayan Şii-Caferi halkı etkilemek için açılım adı altında Diyanet İşleri işaret edilecek, eğer kabul görmezse devletin başka isimleri altında onlarda sisteme entegre edilecekti...  

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Dünya haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
HaberinDunyası, haberler, haber portalı, spor, son haberler
© Copyright 2013 Gazisoft. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
SPOR
Fenerbahçe
Galatasaray
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
Beşiktaş
Trabzonspor
SOSYAL MEDYA
Google
Facebook
Twitter
Youtube
Gazeteler
Web.HaberinDunyası