"Suriye Kimi Tarafların Yarattığı Krizin Kurbanı Oldu"
06-02-2012 12:43:56 Bu Haber 22 Kez Okunmuştur.
Suriye'nin BM Temsilcisi Beşşar el-Caferi; Suriye'nin, Suriye ve halkının iyiliğini istemeyen tarafların, ülkede masum insanları katletme, kaçırma ve alt yapıyı tahrip etme eylemleri uygulayan silahlı terör gruplarına silah ve finans desteği vererek yarattığı bir krizin kurbanı olduğunu ifade etti..
Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Güvenlik konseyinin dün oylamaya sunduğu Suriye'ye karşı Batı-Arap karar tasarısıyla ilgili Rusya ve Çin Cumhuriyeti veto haklarını kullandılar.
Rusya'nın BM Temsilcisi Vitaly Churkin güvenlik konseyinin Suriye ile ilgili toplantısında yaptığı konuşmada; güvenlik konseyinin Suriye halkına dengeli bir mesaj iletmede oynaması gereken rolü oynamadığını dile getirdi.
Çin Cumhuriyetinin BM Temsilcisi Li Baodong ise konuşmasında Suriye'nin ulusal egemenlik, bağımsızlık ve topraklarının bütünlüğüne saygı duyulması gerektiğini ifade ederek Suriye'de bütün tarafların katılacağı siyasi bir çözüme gidilmesi çağrısında bulundu.
Suriye'nin BM Temsilcisi Beşşar el-Caferi, güvenlik konseyinin Suriye ile ilgili karar tasarısını oylamak amacıyla yaptığı toplantıdaki sunumunda; Suriye'de yaşanan krizin uluslararası alana taşınmasından önce Suriye sınırları ya da Arap Ligi sınırları içerisinde çözülmüş olmasını her zaman temenni ettiklerini dile getirerek bu çerçevede ulaşılan noktanın üzüntü verici olduğunu aktardı.
Kimi tarafların Suriye'de yaşanan krizle ilgili dış müdahale çağrılarında aceleci davrandığına işaret eden Caferi dış müdahalelerin Filistin Davasında, İsrail işgali altındaki Arap toprakları davalarında ve daha birçok konudaki müdahalelerin verdiği sonuçların ortada olduğunu beyan etti.
Suriye'de yaşanan krizin arkasında duranların silahlı terör gruplarına verdikleri mali ve silah desteğinin durması halinde bütün sıkıntıların çözümünün gelmiş olacağını kaydeden Caferi; reform ve insan haklarına saygı duyma çağrılarının bölge devletlerinden sadece Suriye'ye yöneltilmesini ve karar tasarısını hazırlama görevini üstlenenlere yöneltilmemesini garipsediğini beyan etti.
Suriye'nin ülkede diyalogun sürmesi ve başarıya ulaşmasından yana olduğunu belirten Caferi; ancak diyalogun karşısında duranların bölgesel ve uluslararası taraflardan destek aldıklarını dile getirerek barışçıl her göstericinin ve diyalog isteyen her insanın diyalogun ve reformun temel bir parçasını teşkil ettiğini kaydetti.
Suriye'nin demokrasi ve insan hakları kavramlarını ticari bir mal gibi alıp satan devletlerden bu alanda ders almaya ihtiyacı olmadığını vurgulayan Caferi; Suriye'de daha öncede olduğu gibi güven ve istikrar ışığında bütün vatan evlatları arasındaki sevgi ve hoşgörü ortamının her zaman süreceğini beyan etti.
Caferi; oylamaya sunulan karar tasarısını sahiplenen Arap devletlerine hitaben Suriye'nin Arap ülkelerinde demokrasi ve insan haklarını geliştirmeye dönük takdim ettiği girişimi de aynı devletler tarafından engellendiğini hatırlattı.
Arap rolüne olan güven ve itimatları temelinde Suriye sorunun Arap sınırları içerisinde çözülmüş olmasını her zaman tercih ettiğine işaret eden Caferi; kimi tarafların Suriye dosyasını uluslararası taşımada aceleci davranmasındaki asıl amacın çözüme ulaşmak olmadığını bunu anlamak için Filistin Davası ve İsrail işgali altındaki bütün Arap toprakları gibi sorunların bugün ulaştıkları noktaların bu tarafların çözüm anlayışlarını yansıtmaya yeteceğini kaydetti.
ABD Eski Adalet Bakanı Ramsey Clark 22 yıl önce BM'nin savaşları teşvik etmeyi önlemek amacıyla kurulduğunu ancak bugün savaşları teşvik eden bir kuruma dönüştüğüne işaret eden cümlelerini hatırlatan Caferi; BM misakının devletlerin içişlerine müdahale edilmemesi gereği ilkesini savunanların çabalarını takdirle izlediklerini aktardı.
Bir hükümetin herhangi bir ilde katliamlar işleyerek güvenlik konseyinin gündemi olmayı kendine yakıştıracağı düşüncesinin hangi mantığa sığabileceğini sorgulayan Caferi; hiçbir mantığın böyle bir düşünceyi kabul edemeyeceğini belirterek silahlı terör gruplarının konseyin toplandığı bugün içerisinde sivil vatandaşları ve evlerinin yanı sıra Suriye'nin farklı başkentlerde bulunan büyükelçiliklerine kadar uzanan saldırıların söz konusu grupların ulaştıkları noktayı gözler önüne serdiğini vurguladı.
Suriye'nin Arap Ligi ile işbirliği konusunda büyük bir samimiyet sergilediğini dile getiren Caferi; bu samimiyetin gözlemci heyet tarafından hazırlanan raporda somutlandığını belirterek güvenlik konseyinin bilinen nedenlere dayanarak raporu hala incelememiş olmasını garipsediğini beyan etti.