Bu yazı 20 Ocak 2012, Cuma 13:18:49
eklenmiştir. 2580 kez okunmuştur.
Yazar : Yahya Kamacı
Şia inancına göre adalet,dinin temel esaslarını oluşturan itikadi mevzulardan biridir
BİSMİLLAH…
Adalet Allah-uTeala’nın sübuti sıfatlarından sayılıp,İslam tarihinin başlangıcından bu yana üzerinde önemle durulmuş ve daha sonraları,aynen İmam Muhammed Bagır (as) ve İmam Cafer Sadık (as)’ın zamanında konu üzerinde bir çok tartışmalar ortaya çıkmış,birçok değişik ve yanlış görüşler ortaya atılmıştır.Hatta daha ileri gitmesiyle bu görüşler Müslümanların günlük yaşamına bile ulaşarak onlara yön vermiş ve bir çoğunu dalalet uçurumlarına sürüklemiştir.
Peygamber (sav)’ın ilim şerhine,Ehli-Beyt’in yolundan gitmekten çekinenve kendilerini imam sanan bazı saray bilginlerinin bir çok sorular karşısında büyük yanlışlıklara kapılmaları bir yana,kendilerini Resulullah (sav)’ın halifesi olarak tanıtmaya önem veren bir kısım dünya sever zorbalar saray bilginlerinin de yardımıyla ilahi adalet hakkında verdikleri fetvalarla,İslami, hatta beşeri bile sayılamayacak işlerine İslami bir renk vermek yoluna gitmişlerdir.
İşte böylece makam düşkünü saray bilginleri, mustazaf halkı kendi çıkarlarından başka bir şey düşünmeyen zorba,sömürücü ve zalim hükümdarların sitemi altında daha fazla mazlum durumuna düşürmülerdir.
Ama insanlığa hidayet meşalesi, ilim ve hikmet hazinesi ve Resulullah (sav)’ın doğru varisleri olan Ehli-Beyt imamları,bu tür şeytani yorumlar karşısında boy göstererek hakikati, hakikat peşinde olanlara tanıtmak için çaba göstermişlerdir.
Böylece müstekbirlerin savunduğu bu görüşlerin gerçek yüzünü açıklayarak,onların perde arkasında planladıkları komploları gözler önüne sermişlerdir.Artık Adli- İlahinin ve imametin usul-i dinden olduğuna inanmanın,Caferi Mektebi’nin bölünmez bir parçası olarak,onlara usul-i mezhep ismi verilmiştir.